DENEMELERİM-1



Sigarası bitmişti, hiç tereddüt etmeden sokağın başındaki markete yürümeye karar verdi. Evden çıktığında adım attıkça sanki yürümeye yeni başlamış küçük bir çocuk gibi hissetti. Adımları yavaştı, sanki attığı her adımda doğanın gizemini çözüyordu. Aslında çözmek de değildi, sanki adım attıkça yeni gizemler keşfediyordu. Yolda Peugeout süren kararsız kadın yolcuyu, toprağı eşeleyen horozu, bahçe kapısındaki köpeğin hırıltısını , marketin içindeki esmer yüzlü kadını, yine bu güzel kadına yakışmayan esmer yüzlü ancak içindeki tüm pisliği gördü kadın. Sanki

yürüdükçe doğa uyanıyor, kendisi ise yaşamakla yaşamamak arasındaki o ince çizgide yürüyordu. Şimdiye kadar nasıl fark etmemişti? Adımlarını kısaltıp, bu anı yaşamak istiyordu. Sanki sadece o an yaşadığını hissetmişti. Etrafını çevreleyen her sese kulak verirken, gözleri doğanın gerçek renkleriyle buluştu ilk kez. Yavaşlamıştı her şey. Acele eden yoktu , kendisi bile yavaşlamıştı. Sigarasını aldıktan sonra küçük adımlarla eve geldi, merakla aynaya baktı kadın, merak ediyordu , kendinde değişen bir şey var mıydı diye. Uzun süre hareketsiz kaldı. Ve sonra kendini tanıyamadı, ifadesiz ve donuk çehresi onu aynadan itti. Suyu açtı yüzünü yıkamak için, bu donuk ifadeyi suyla değiştirebileceğini düşündü sanırım. Sonra kadın, daha büyük bir dehşete kapıldı. Suyun sesi ilk defa kulağını  dolduruyordu. Endişe etmeye başladı , yalnızdı. Yardım isteyecekti. Ama bu durumu nasıl anlatacağını bilemedi en sevdiği arkadaşına. Hatırlayamamanın dehşeti sardı bu aklını. Nerdeydim şimdiye kadar, nasıldım, kimdim ben, burda ne işim var soruları ardı ardına sıralanırken, odadan bir müzik sesi geliyordu. Odaya yöneldi, eliyle kapıya dokundu ve kendini karşılayan bu odanın aslında kendi odası olduğunu anladı, çerçevelerdeki fotoğraflardan, hepsinde çok mutluydu, şu an ki donuk ifadeninin aksine. Sonra çalan ezginin kulaklarını doldurduğunu , odadaki her objenin hareketlendiğini hissetti. Çok tuhaftı ama gözleri ve kulakları hayat bulmuş gibiydi. Delirdiğini zannedip hızla odadan çıktı. Sonra o durgunluk haline geri döndü. Sanki çift hayat yaşıyor gibiydi, bir tarafında donuk ve hissiz , diğer tarafında da gözlerinin değdiği her yerde renklilik,  kulaklarının duyduğu her ezgide canlılık var gibiydi. Sonra odaya tekrar girmek istediği anda oda adımının altında kayarken, hızla kendisini çekti odanın ortasına. Bu ezgiyi hatırlıyordu şimdi, heceler ağzından döküldü , Eleni’ydi bu. Eleni Karaindrou. Eternity and A day dedi kadın. Virginia’nın kendine ait bir odası gibiydi bu oda. Bu odada üçüncü gözü açıldı, ve yazmaya başladı bu kadın.




Yorumlar

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar